HİDE

Grid

GRID_STYLE
false
TRUE

blog

HIDE_BLOG

Classic Header

{fbt_classic_header}

Header Ad

HABERLER

latest

AĞAÇTA AMUDA KALKAN BABAM/KOMİK HİKAYE

Babam çok cesur bir adamdı. Hiç bi şeyden korkmazdı. Yükseklik hariç...  O gün annemle birlikte ovaya gidiyorlar. Eşeklerini bağlıy...


Babam çok cesur bir adamdı. Hiç bi şeyden korkmazdı. Yükseklik hariç... 

O gün annemle birlikte ovaya gidiyorlar. Eşeklerini bağlıyorlar bi ağaca, annem elinde çapa girişiyor ot yolmaya. Babam da selvilere musallat olan böğürtlenleri, sarmaşıkları budayacak. Öyle bir uzamışlar ki neredeyse ağaçların tepelerine kadar ulaşmışlar. Mecbur ağaca çıkması lazım.

Yüksekten korkuyor dedim ya babam için, öyle böyle değil. Durum böyle olunca tedbir almadan ağaca çıkar mı? Çıkmaz elbet. O yüzden kendince tedbir olsun diye bi plan yapıyo. 

Bi halatı ağacın gövdesinden geçirip beline bağlıyo. Tabi hareket etmesine müsade edecek kadar gevşek bırakıyo ama düşecek olsa onu tutacak kadar da sıkı... Allah korusun düşecek olursa halat onu tutar diye düşünüp yapıyo bunu. İyi ki de yapıyo. Bu arada yaşı da az değil haaa... O sıralarda 62 sinde delikanlı daha.

Annem 4 dönümlük tarlanın diğer ucunda ot ayıklamaya devam ederken, babamda elinde orak, yavaş yavaş başlıyo ağaca tırmanmaya. Sarmaşıkların ulaştığı noktaya geldiğinde, aşağıya bakmamaya çalışarak sallıyo orağı. Kesiyo, biçiyo... Elinin ulaştığı yerleri temizliyo bi güzel, artık birazcık aşağıya doğru inmesi lazım. Zaten planı da bu. Üstten aşağıya, budaya budaya inmek. 

Altta basacağı dalı görmek için bakındığında, yerle arasındaki mesafeyi görünce yüreği ağzına geliyo. 

-Ne gada yokarıya çıkmışın ulen. Ah gari, bitivese de ensem şurdan.

Basacağı dala titreye titreye uzatıyo bacağını. Oh, çok şükür.  Bi ayağını yerleştirdi, şimdi diğerinde. Yavaşça diğerini de indiriyo:

-ÇATIRRRRTTTTT!!!

-Yandım anaaaammm!

Dal kırılmasıyla bi refleks, boşa düşen ayaklarını hızla üstteki dala atmaya kalkışıyo.  Fizik kanunu devreye giriyo ve fırıldak gibi havada tepe taklak dönüyo. Kafa bedene göre ağır olunca baş aşağı iki sallanıp duruyo. Korkudan eli ayağı boşalıyo. Gözlerini açmaya korkuyo. Yüreği güp güp... Canı çıktı çıkacak. Beyin basıncı artmaya başlamış... Her şey çok kötü. 

Ama henüz daha kötüsünü yaşamadı. Bekleyin geliyo... 

Garibim başı altta bacaklar üstte fırıldak gibi dönerken, körolmayasıca ağacın dalı gir paçadan içeri!!! Bi de içerden ok gibi ilerleee!!! Abovvvvvv!!! Çık öteki paçadan!!!

Şimdi gözünüzde bi canlandırın. Upuzun selvi ağacı, tepesinde ufak tefek yaşlı bi adam baş aşağı sallanıyo ve bununla da kalmıyo, üstüne bi de pergel açıyo...

Kapalı gözlerini bi açıyo, dünya ters dönmüş... Bacakların biri anyada biri Konya'da. Bi de yüksekten ölümüne korkuyo. Can havliyle başlıyo bağırmaya:

-Zeeeneeeeeepppp!!!! Aloooooo!!! Guuuuuuuuuuuuuvvvv!!!

Zeynep yok. Zeynep'in gölgesi bile yok.

-Ah gara canından yanmayasıca, gıııııııııııııııı!!!  Aloooooooooooo!!! Geberdin mi gııııı!!!! Bi duyuve gariiiii!!! Zeeeeeeneeeeeeppppp!

Bağırıyo da bağırıyo ama Zeynep'ten eser yok. Gözleri kararmış, yüreği "güp güp". Baldırlar alev ateş yanıyo. Bi yandan da hafif hafif sallanıyo... Umutları tükenmek üzere. Bi anda elindekini fark ediyo:

-Oh çok şükür ırabbım. Bin şükür, ömrüm şükür... Sen böyüksün Allah'ım. Bi güç veee benee...🤲🤲🤲

Elindeki orağı düşürmemiş. Bi umudu var artık. Yavaşça baldırını tutuyo. Tutuna tutuna dalın ağaçla birleştiği yere kadar geliyo. Besmeleleri birbiri ardına sıralaya sıralaya orağı kaldırıyo. Geçiriyo dalın dibine. 

-ŞAAARRKKKK!!!

Dal kesildiği anda, sapanla atılan taş gibi fırlıyo. Biraz yükselip sonra yere düşüyo:

-Oh çok şükür. Daldan gurtuldum. 

Ama bi gariplik hissediyo. Eyvahlar olsun...

-Abooovvvv! Oleee, dal donu tumanı da yırtmış yaaaa. Ah gariii. Tüüühhh....

Pantalonunun dikişi boydan boya açılmış, yeni farkına varıyo. Pantalon etek gibi üzerine düşmüş halde... Şaşkın şaşkın bakıyo. 

Sonrası yavaşça halata tutuna tutuna dönmeyi başarıp, bildiği tüm duaları sureleri okuya okuya ağaçtan iniyo. Yere bastığında bacakları tutmuyo, tir tir titriyo. Hala korkusu geçmemiş. Annemi tarıyo gözleri. Onu görürse azıcık sakinleşecek. Şu anda en çok ona ihtiyacı var. Sendeleye sendeleye tarlada ilerliyo. Elinde tuttuğu halat arkasından iz bırakarak geliyo. Onu elinden bırakmıyo. Çünkü hayatını o halat kurtardı. 

Nihayet annemi görüyo. Seslenecek ama takati yok. Yanına yaklaşıyo:

-Zeeneeep!

Annem başını yerden kaldırıyo. Babamı üç etekli gelin gibi görünce elindeki çapayı  fırlattığı gibi tepine tepine gülmeye başlıyo. O kadar gülüyo ki, neredeyse çatlayacak. O güldükçe babam sinir oluyo:

-Bok vaa deeemi? Ölüyoodum ben. Ne oldu sene deye sormeyo da. Naha duzsuz...

Olduğu yere çöküyo. Annem biraz toparlıyo kendini:

-Ayooo gı, ne oldu sene? Nerlere dakdın önde donunuu? Gızma valla töbeler olsun dayanamecen...

Yine başlıyo gülmeye. Nihayet gülüşler arasında olayı öğreniyo. Ama dinledikçe daha da gülüyo... 

Biraz kendilerini toparlıyolar. Geri dönmeye karar veriyolar. Çünkü annemde gülmekten, babamda korkudan can takat kalmamış. 

Dönecekler iyi hoş ta, pantalon efir efir, don tuman meydanda. Böyle köye nasıl girecek babam. Pratik zekasını konuşturuyo, hala gülen anneme:

-Eyi gari duzsuz. Gülüp duuma. Buldum ben yöntemini. Hindi her yerimi kapatıcen. 

Halatı alıyo eline. Eğilip paçalardan bağlamaya başlıyo. Bağlama yöntemi de evlere şenlik. Arka paçadan tutup önle pon pon gibi birleştirip, dibinden bağlıyo, azıcık üste çıkıp bi daha, biraz daha üstten bi daha derken boydan boya bağlıyo. 

Annem, izledikçe karnını tuta tuta gülmekten yardım bile edemiyo. En sonunda babamın belden aşağısı, bildiğiniz ampul çerçeveli aynaya dönüyo. Yine de tesselli ödülü gibi geliyo babama.  En azından görünen bişey yok. 

Annem kahkahalar arasında:

-Sen eşşeeeee al, ben de çape küreği topleyen. Eğer gidemecen. Çatlecen, garınlarım acıdı. 

Babam aksi aksi:

-Eyi, oyalanmayam gari. Giden çözen eşşeği getiren. Üşüme girdi bene. Korkumdan ellem.

Arkasını dönüp eşeğe doğru yürümeye başlıyo. İşte olay orada kopuyo. Annem gülmenin kriz noktasını aşıyo. Çünkü!

Babam pantalonu önden bağlayıp görünen yerlerini örttü ya hani, arkada durum tamamen farklıymış meğer... 

Pantalonu çekiştire çekiştire önde bağladıya bu... İşte o bağlamanın etkisi, arka tarafta gerilip her düğüm arasında yay şeklinde pencereler yapmış. Totoşa geldiğinde ise görüntünün nasıl olduğunu hayal gücünüze bırakıyorum. O gün annem, hayatında ilk kez, uyanıkken altına işemiş. O kadar gülmüş. 

Olayı bize anlattıklarında muhtemelen çoğumuz birazcık kaçırmışızdır. Hala hatırladıkça aynı coşkulu gülme gelir bana. Bilmem size de geldi mi?


YASAL UYARIBLOĞUMDAKİ TÜM HİKAYELER BECERİKLİ KADIN'IN -HATİCE ÖZTÜRK- NOTER ONAYLI ÇALIŞMASIDIR. BÖLÜMLERİN HERHANGİ BİR YERDE İZİNSİZ YAYINLANMASI, KOPYALANMASI, DAĞITILMASI, PAYLAŞILMASI VB DURUMLARDA HUKUKİ SÜREÇ BAŞLATILACAKTIR.

LİNK PAYLAŞIMI YAPABİLİRSİNİZ. LİNK PAYLAŞIMLARINDA HERHANGİ BİR YASAL SORUN YOKTUR.







17 yorum

  1. Yanıtlar
    1. Abla geç saatte okudum ama gulmemi de tutamadım catlicaktim gulmekten.Supersiniz siz yaa🥰Rabbim annene de babana da rahmeti ile muamele etsin rabbim Nur içinde yatirsin onları.İkisinede Fatihami okudum Rabbim kabul etsin.😘

      Sil
    2. Abla geç saatte okudum ama gulmemi de tutamadım catlicaktim gulmekten.Supersiniz siz yaa��Rabbim annene de babana da rahmeti ile muamele etsin rabbim Nur içinde yatirsin onları.İkisinede Fatihami okudum Rabbim kabul etsin.��

      Sil
    3. Abla öncelikle cok gecmis olsun.Sabahin 6 buçuğu ben yatakta ses çıkarmadan guleyim diye kemdimi parcaliyorum🤣yatak tiriyo ta Allah tan eşimin uykusu ağır da duymuyo.annene daha cok güldüm ya kadincagiz mahvolmys gülmekten ayy ayyy koptum

      Sil
    4. Gözümde canlandı ne güzel anlatmışsın o tatlı şive zaten gülmek için Bi sebep

      Sil
    5. Canım nasıl mutlu oldum. Allah dualarını da kabul etsin inşallah. Bunları yazdın ya, beni de yeniden güldürdün 😅💖💖💖

      Sil
  2. Ablaa cok guldum lutfen bunlarıda sesli anlat senın gulmen yeter bıze okuduğum zaman hep içimden keşke sesli kitap gıbı abla bunlarıda sesli anlatım yapsa😘😘😘😘

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Tamamdır, yaparım elbette. Şiveli şiveli seslendiririm canım. Yeter ki isteyin. Çoook teşekkür ederim 💖💖💖

      Sil
  3. Ya bayıldım çok güzel bir hikaye ne güzel anılar böyle 🤗❤️

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bi tanem, bizim ailede öyle çok ki bu hikayeler. Nedense hep kötü başlar sonra da katıla katıla güldürür bizi. Hele babamın hikayeleri... Anlat anlat bitmez. Çoook teşekkür ederim 😘😘😘😘

      Sil
    2. Haticeciğim inanamıyorum,muhteşem bir hikayecisin anlatımına bayıldım sabahın 6sında beni güldürdün ya allahta seni güldürsün
      .

      Sil
    3. Amin inşallah. Çoook tatlısınız. Teşekkür ederim 💖🌸🌺

      Sil
  4. Gülerken katıldım kaldım. Çok güzel anlatmışsınız.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim, bunu yazmanız nasıl güzel bilemezsiniz 😍🌸🌸🌸

      Sil
  5. Hikayenizin ruhu;gerçek ile kurgu arasında sıkışmış...Kıymeti burada. Yorumlarda anlatılandan anladığım gerçek veya gerçeğe yakın. Tabi her yaşanan öyle pat diye yazılamaz. Yetenek ister. Eserleriniz realitenin kendisi. Bir Ömer Seyfettin doğar mı diye düşünüyorum. Biraz da Latife Tekin... Tropikal bir meyve tadında. Büyükedi lakin bir daha yer miyim bilemem. İlk defa okunmuş olmasından. Kayıtlarınızdan sürüklendim buraya. Öğrencilere sesli kitap örnekleri arıyordum. Güzel bir eser... Ses berraklığını sutüdyo gibi ayarlayarak yapabilirsiniz. Emeğinize sağlık. Çok yazdım kusura bakmayın. Sanatınızda zirveye yürümeniz dileğiyle.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Hocam, -öğrencilere dediğiniz için böyle hitap ediyorum- yorumunuz beni çok mutlu etti. Bu hikayeyi esasen olayı yaşayan babam ve annemden, kahkahalar arasında, karnımızı tuta tuta dinledik. Onlar bizden beter gülüyorlardı orası da ayrı tabi. Dinlediğim hikayeyi olabildiğince o anın duygusunu yaşayarak yazmaya çalıştım. Biliyorum ki, özellikle komik hikayeler yazmak risklidir. Dozu ayarlanamadığı zaman çok yavan bir tat bırakır yazılan. Umarım bu açıdan, aldığım riske değer hikayeler aktarabilirim. Ben yaşanmışlıkları yazmayı çok seviyorum. Çünkü onlar hepimizin ortak hikayeleri gibi geliyor. Ömer Seyfettin, Latife Tekin... Bilseniz şu an kanatlandım uçuyorum. Şu anda bu motivasyonla sabaha kadar yazasım var. Ve son olarak stüdyo nasıl kurulur? Sanırım sesli kitaplarım için bununla ilgili bir şeyler yapmalıyım. Zira ben de bu seslendirmelerden mutlu değilim.
      Dileğinizin gerçekleşmesi dileğiyle...

      Sil

Yorumunuz için teşekkür ederim.