HİDE

Grid

GRID_STYLE
false
TRUE

blog

HIDE_BLOG

Classic Header

{fbt_classic_header}

Header Ad

HABERLER

latest

KİMİM Kİ BEN



Becerikli Kadın Hatice Öztürk
                   

                    Hikayeme Hoşgeldiniz

Selam. Çocukluğumun kokusunu getirir rüzgar. Bunu siz de yaşar mısınız bilmem. Bazen yediğim bir meyve, bazen duyduğum bir ses, bazen de eski bir şarkı... Denizli'de doğdum büyüdüm ben. Çok zaman oldu tabi... 1973'tü dünyaya gözlerimi açtığım yıl.

Çok renkli bir coğrafyadır oralar... Büyüdüğüm yer Pelitlibağ mahallesiydi. Öyle zengin hatıralarım var ki, anlat anlat bitmez. Gerçi sanırım bir çoğunu bloğumda okuyacaksınız. Bir yandan da blogger olmayı öğrenirken çekeceğim sancılara tanık olacaksınız.

Büyüklerin eskilerden hatıralarını dinlemeyi hep sevmişimdir. Özellikle ninemin ve annemin yaşadıklarını dinlerken kendimden geçerdim. Çoğu kez içim acırdı. Nasıl yaşamışlar bunca çileyle diye şaşardım. Bilemezdim ki benim de çileli bir hayatım olacak...

Derken "dur" dedim kendi kendime (mecazen dur dedim, durmak istediğimden değil :) )... Yaz onların hayatlarını ve hatıralarını. Yazmaya değer çünkü. Eee dedim, yazsam benden ve yakın çevremden başka kim bilecek, kim okuyacak ki? Güzel bir insan blogger ol dedi. Hem kitabını yazarsın, hem de heyecan duyduğun şeyleri... İşte çiçeği burnunda bir blogger olarak kolları sıvadım. Klavyenin başına tünedim. Bazen ağlayarak, bazen gülerek başladım yazmaya. Şimdi de ayrılamaz oldum.

Böyle bölük pörçük yazdığıma bakmayın. Benim ki biraz heyecan, biraz da korku. Öyle karşıdan göründüğü gibi kolay değil, belli... Ama zor oyunu bozar değil mi?

Bi değişik bloger olasım var. Hayata dair komik, hüzünlü, bazen belki de sıkıcı hikayeler yazmak istiyorum. Kitap yazma olayı ayrı tabi. Bu benim en büyük hayallerimin ilki. İkincisi ne diye sorarsanız bahçeli bi evim olsun istiyorum. Tabi bu, bu mecranın konusu değil :). Burayı ilgilendiren kitap kısmı. Ama en son ondan bahsetmem daha doğru olur gibi gediği için şimdilik bu konuya girmiyorum.

Kısacık kendimle ilgili temel bilgiler vereyim. Bi kere başta yaşımı söyleme gafletine düşmüş bulundum. Orayı es geçiyorum. 16 yaşına kadar Denizli'de yaşayıp sonrasında Trabzon'a yerleştim. Çünkü bir Trabzon'luya aşık olup evlendim. Tabi fi tarihindeydi bu olanlar. Artık dinazorus kıvamına geldik. Aşk mı? Ara sıra -Aşk mı?- sayfasına yazarım.

3 tane nur topu gibi çocuğum var. Gerçi onlardan bi tanesinin de artık nur topu gibi çocuğu oldu. Bu da beni süper babanne yaptı :) Ayrıca kaynana da yapmış oldu ki bu durum beni pek bir mutlu ediyor 😅

Hayatım hiç kolay geçmedi. Zorlu yollardan öğrendim yaşamayı. Yine de umut doluyum. Dibe vurduğum zamanlarda silkelenip kalkmayı biliyorum. Bununla ilgili bi tanımlamam bile var. -İçten yanmalı motor- gibiyim, kendi kendime gaz vermeyi öğrendim. Pozitif olmanın sırrıdır bu, yazın bi kenara... (Bunun felsefede bir tanımı var mıdır acep)

Üniversite konusundan da mini minnacık bahsedeyim. Evlilik yaşımı hatırlarsanız buna fırsatım olamamıştı. Ama sonrasında 2 çocuklu bir ev hanımı iken sınavlara girip, yana yakıla istediğim Genetik Mühendisliği'ni kazanmıştım. Amma velakin coğrafya değiştirmek gerekiyordu, para lazımdı, çoluk çocuk vardı... Açık öğretimden başka şansım yoktu ve ben de hiç okumamaktan iyidir deyip muhasebe okudum. Ayıptır söylemesi not ortalamam da 8.7'ydi 😊.

İşe girmem söz konusu bile olamadığından (aşk sayfamda yazarım nedenini) evde yapabilinecek ne varsa yapıp çoluk çocuğun ihtiyaçlarını gördüm. Hani 'Olacak O Kadar' daki tam techizatlı kameraman Cevat Kelle var ya... İşte ben onun ekürisi sayılabilirim.

😵Ne etmişim ben yahu... Yazıp gidiyorum. Kim okuyacak bu kadar şeyi değil mi? Hemen toparlayıp topa basıyorum ve bana bu bloğu açtıran roman hayalime dönüp kapanışı yapıyorum. -Yazmazsam çatlarım, üstteki resimde sol baştaki benim :)-

Kitap projeme girip okumaya değer bulduysanız yaşanmışlıkları yazdığımı fark etmişsinizdir. (Nasıl da anında ciddiye bağladım) ➨➨Burada iki güçlü ve bahtsız kadının yaşadıklarına tanık olacaksınız. Yavaş yavaş gelişecek olaylar. İnişler çıkışlar olacak. Var mısınız benimle bu serüvene? Desteklermisiniz beni? Belli mi olur?
Belki bir Fakir Baykurt çıkar bu hikayelerden. Belki birlikte yazdığımız bir romanımız olur. Birlikte ekler, çıkarır, derler toparlarız. Ne dersiniz? 




Artık bu videoyu yapma zamanı gelmişti. O kadar çok soru geldi ki sizlerden. Bunun için çok teşekkür ederim. Demek ki beni önemsiyorsunuz. Bu harika hissettiriyor.

Ben de sorularınızı sohbet havasında cevapladım. Bu ilki, soru çok olunca ben de sohbet etmeyi sevince biraz uzun oldu. Sıkılmadan izleyeceğinizi tahmin ediyorum. Keyifli seyirler.





BECERİKLİ KADIN




5 yorum

  1. Slm abla videolarını begenerek izliyorum senın konuşmaların tecrübelerin İlham oluyor bana lutfen hayat tecrubelerınızı bildiklerinizi yazın paylasin senden ogrenecegımız cok şeyler var

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Hala acemilik çekiyorum sanırım, ben bu yorumu şimdi gördüm. Pek bi geç oldu biliyorum, bunun için çok üzgünüm 🤦‍♀️ Yazıcam. İnşallah hem ironik, hem dramatik... Fırsat buldukça yazmaya devam edicem. Yeter ki sizler okumaya devam edin 🌺

      Sil
  2. Hatice hanım çok iyi yapmışsınız blog açarak içinizden geldiği gibi devam edin biz okuruz takip ederiz ışık olun yaşayıp yaptıklarınızla 😊

    YanıtlayınSil
  3. Hatice Hn, Youtube kanalınızı ilgi ve sevgiyle takip ediyorum. O kadar içtensini ki. Sonrasında Sesli kitap Roman çalışmanıza rastladım. Muhteşemsiniz. Şiveli konuşmalarınız, vurgular, duyguyu hissettirme, sanki radyo tiyatrosu dinliyorum. Çocukluğumuzda, gençliğimizde hiç kaçırmazdık. Müthiş bir ses tonunuz var. Mutlu ve iyi hissetiren. Bence hiç tereddütsüz devam edin. Yolunuz açık olsun. Başarılar, Aynur Tutkun

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Aynur hanım, ne güzel şeyler yazmışsınız. Öyle mutlu ettiniz ki beni. Çok ama çok teşekkür ederim. İnşallah taşıyabildiğim yere kadar devam etmeye kararlıyım. Her zaman hep birlikte olmak dileğiyle 💝

      Sil

Yorumunuz için teşekkür ederim.