HİDE

Grid

GRID_STYLE
false
TRUE

blog

HIDE_BLOG

Classic Header

{fbt_classic_header}

Header Ad

HABERLER

latest

TRAFİK POLİSLERİNİN BENİMLE İMTİHANI 🤣

 Başlığı doğru okudunuz. İşin içine ben girince her şey ters yüz olma potansiyeline sahip oluyor. Nasıl mı?       O gün diğer günlerden fark...

 Başlığı doğru okudunuz. İşin içine ben girince her şey ters yüz olma potansiyeline sahip oluyor. Nasıl mı? 



    O gün diğer günlerden farklı. Çünkü kurulmakta olan pasta imalathanem için ustalarla görüşücem. Ömrü hayatımda ilk iş toplantımı yapıcam.  İlk intiba önemli. Ve ben daha önce hiç pasta ustası tanımadım. Yani hiç bilmediğim bi alana el atmış bulunmaktayım. Dolayısıyla ben sanki başka bir evrene ışınlandım ve bu yabancı evrende patron gibi davranmayı ve muhataplarımı ikna etmeyi başarmalıyım gibi absürt hisler içindeyim.

    İş toplantısına gidiyorum diye bi güzel süslendim püslendim. O zamanlar belden ameliyat olmamışım, topukluları çektim ayaklarıma. Pek şıkırdım bi haldeyim. Dedim ya, patron olmak böyle olur herhalde deyip ayrı havalarda heyecanlardayım.

    Benim meşhur Daihatsu arabama atladım. Namı  değer Gülizar'ıma yani. Ben ona böyle hitap ediyordum, siz oraya takılmayın. Benim Gülizar maşşallah taş gibi çıktı. Her işe onunla koşuyorum, banamısın demiyor. Haliyle birbirimizi pek seviyoruz. 

    Lafı uzatmayayım, Trabzon'un meşhur Tanjant caddesi vardır. Gitmekle bitmez bu cadde. İşte o caddede ilerliyorum. Atapark kavşağına yaklaştım. Anaaaaa ne göreyim, yolda çevirme var!!! 

-Tüühhh! Yandın Hatca sen. İnşallah sana el etmezler. 

    Diye iç sesim bangır bangır bağırırken göbekli tıknaz olanı gel gel işaretini çaktı bana.  Eyvah ki ne eyvah... Usulca yanaştım kenara, el frenini çekip kontağı kapattım. Orta boylu bi polis cama yaklaştı:

-Ehliyetle ruhsatı verir misiniz hanımefendi?

!!!!!!!!!!

    Kös kös çıkardım ehliyeti ruhsatı verdim. Ama içimden hatim indiriyorum. Çok pis tufaya geldim. 

Polis uzaklaştı, kontrolleri yaptı ve yanıma geldi.

-Arabadan iner misiniz?

    Suçlu suçlu indim arabadan. Sormaya korkuyorum. Belki yakalamadıkları bişey vardır diye ağzımı açmıyorum. Sonra toparladım kendimi, yavuz hırsız misali:

-Bi sorun mu var? Hayırdır memur bey? Diyebildim. Salağa yatıcam, başka yolu yok.

Polis bi bana baktı, bi arabaya, bi ruhsata:

-Arabanın muayenesi geçen ay dolmuş, trafik sigortası bi yıl önce hanımefendi. Siz bu arabayla trafiğe nasıl çıkarsınız?

Ben çok şaşırmışım gibi gözlerimi kocaman açtım. 

-Aaaaa, öyle mi? Onların süresi mi oluyo ki? Ben hiç bilmiyordum. Tamam yarın yaptırırım. Şimdi önemli bi iş toplantım var. Gecikmeyeyim. Sağolun sayenizde öğrendim...

    Dedim 😊. Belli mi olur, bırakıverirler diye düşünüyorum. Polis gülmeye başladı haliyle. Ben öyle saf saf konuşuyorum ama tabi ne kadarını yedi bilemiyorum artık.

-Olmaz hanımefendi, arabayı bağlamamız lazım. Hemen bu gün sigortayı yaptırıp gelir alırsınız arabayı.

    Başımdan aşağıya kaynar sular döküldü. Hakikaten toplantıya yetişmem lazım. Ayaklarımda 10 cm topuklu ayakkabı. Caddenin ortasında, diğer polisler de geldiler yanımıza. Bir perişan görünüyorum ki sormayın. Yüzümde yalvarma ifadesiyle:

-Yaaaa... Ama gerçekten çok önemli bi toplantım vardı. Valla bak, beni şimdi bırakın. Toplantı biter bitmez sigortayı yaptırıcam söz veriyorum.

    Polisler kendi aralarında konuşmaya başladılar. Oh... Bu iyiye işaret. Sonra tıknaz olanı geldi yanıma:

-O zaman size bi kolaylık yapalım biz. Hemen gidip bi sigortacı alın getirin, araba burada dursun. Burda sigorta işini halletsin, o zaman bırakırız sizi... dedi.

Ben hemen atıldım:

-Ay ben sigortacıların nerde olduğunu bilsem sigorta yaptırmam gerektiğini de bilirdim. Hem burdan bu topuklarla nasıl gidip bulayım şimdi. Sizin tanıdığınız sigortacı yok mudur? Arasak çağırsak buraya olmaz mı? Yaaa, nluuur... 

    Polisler artık kendi kendilerine gülüşmeye başladılar ama ben hiç oralı değilim. Arabayı bıraksınlar başka bişey istemem. Bi tanesi sarıldı telefona. Aradı bi sigortacıyı. Allah razı olsun o polis kardeşten. Hakikaten 5 dakika sonra sigortacı geldi. İşi halletti. Ohhhh. Derin bi nefes aldım. Çok şükür, cüzi bi ceza kestiler. Ona da razı geldim. Her birine ayrı ayrı teşekkür ettim, muayene için de söz verdim gittim benim canım Gülizar'ıma bindim. Ay nasıl hafifledim bilemezsiniz. Sevinçle kontağı çevirdim:

-Tık...

-Yaaaa, burda olmaz. Yapma şunu lütfeeeeen. Gülizar gözünü seveyim çalış. Hadi bi tanem bak çeviriyorum anahtarı...

-Tıııııkkkk...

    Benim Gülizar'ın o sıralar durup dururken aküsü boşalıveriyordu. Tam da orada boşalacağı tuttu gözü körolmayasıcanın aküsü. Araba çalışmıyo. Polisler bana git git işareti yapıyo ama gidemiyorum. Hazır kurtuldum derken olacak iş mi bu yaaaa...

Polisler bi sorun olduğunu anladılar, bitanesi koşarak yanıma geldi. Bi yanım yaşasın diyo, bi yanım s...n.

-Hatice hanım niye gitmiyosunuz? 

Adımı sanımı ezberlediler tabi o kadar mesai yapınca... En sevimli tebessümümle:

-Arabanın aküsü boşalmış, acaba biraz itsenizde çalıştırsam olur mu? 

    Polis kardeş, teslim olmuş gibi önce ellerini havaya kaldırdı, sonra indirdi. Sonra da gülmeye başladı. Bu  arada diğerleri merak edip geldiler. Aralarında bi yandan gülüyolar, bi yandan ne yapsak doğru oluru bulmaya çalışıyolar. Ve nihayet karar verdiler.

    Bundan sonrasını gözünüzde canlandırabilirseniz harika olur. Trafikte tüm araçlar yavaşlamışlar bize bakıyolar. Herkes gülüyor. Benim Gülizar'ın arkasında 4 polis arabayı itiyor, ben de çalıştırmaya çalışıyorum 🤣 Kavşağı geçtik, diğer yola girdik ve nihayet Gülizar hanım çalışmaya karar verdi. Ben camdan teşekkür ederim derken gülmekten çatlıyorum, polisler arkadan el sallarken aynı haldeler, trafikteki her aracın camından kahkaha sesi geliyor. 

    O gün toplantı boyunca -ustalar da başıma geleni duyunca karınlarını tuta tuta güldüklerinden- durup durup güldük. Sen olmayacağı oldur ardından bi de arabayı ittir... Yani başka kimin başına gelir ki böyle bişey. Hala o yoldan geçerken her polis çevirmesinde gülmem gelir. Sanırım o polisler de o günü hatırladıkça gülüyorlardır...

Yüzünüzden gülücükler eksik olmasın emi. Her olumsuz olayda kendinize gülecek bir yan bulmanız dileğiyle...


YASAL UYARIBLOĞUMDAKİ TÜM HİKAYELER VE YAZILAR BECERİKLİ KADIN'IN -HATİCE ÖZTÜRK- NOTER ONAYLI ÇALIŞMASIDIR.  HERHANGİ BİR YERDE İZİNSİZ YAYINLANMALARI, KOPYALANMALARI, DAĞITILMALARI, PAYLAŞILMALARI VB DURUMLARDA HUKUKİ SÜREÇ BAŞLATILACAKTIR.



4 yorum

  1. Ayy ablam ya gözümde canlandırınca pek bi güldüm sen hep varol emii������

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ablacığım çok mutlu oldum balım, ne güzel yüzünü güldürebildiysem 🥰

      Sil
  2. Yaaa abla ne diyin ben sana gül gül öldüm 🤣😍

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. 😅 Allah gülmekten ayırmasın diyim ablam. Bak şimdi yine o anlar gözümde canlandı 😂😂😂

      Sil

Yorumunuz için teşekkür ederim.